13 Ocak 2018 Cumartesi

BENİ ASLA BIRAKMA - KİTAP YORUMU (HER AY BİR NOBEL ÖDÜLLÜ YAZAR #2)


Bir yerlerde bir ırmak olduğunu düşünüp duruyorum , dedi. Suları coşkun bir ırmak. Suyun içinde iki kişi var ve birbirlerine tutunmaya çalışıyorlar , bütün güçleriyle uğraşıyorlar , ama sonunda dayanamıyorlar. Akıntı çok kuvvetli. Birbirlerini bırakmak , ayrı yerlere sürüklenmek zorundalar. Sanırım bizim durumumuz da bu.

Beni Asla Bırakma, her ay bir Nobel ödüllü yazar hedefimin ikinci durağında tanıştığım Kazuo İshiguro'nun adını en çok duyduğumuz kitabı. Genel olarak yazarlarla tanışma kitaplarında her zaman ön yargılıyımdır ben. Ne beklediğimi bilmediğim için tamamen dibi görünmeyen bir okyanus. Bu yüzden de Beni Asla Bırakma'yı okumadan önce bol bol araştırmasını yaptım. Ancak fikir sahibi olmamı sağladı mı derseniz, hayır derim, çünkü yazar benim ondan beklediğim hiçbir şeyi yapmadı ve ben tamamen buna hazırlıksızdım.

Kitabımız, adına yaraşır bir şekilde bir romantik bir kurgu değil elbette. Ne adına kanmanızı ne de kapağına aldanıp korkmanızı gerektirmiyor. İlk bölümden itibaren yabancısı olduğumuz bir kurguya atlıyoruz biz okuyucular ancak şöyle bir var ki birçok "anı"dan oluşuyor kitap. Gerçekleşen bir olay mevcut değil, olması gerekeni anlatıyor yazar okuyucuya.

Beni Asla Bırakma'yı tür olarak bilimkurgu veya bir parça distopik olarak ayırt edebiliriz. Ancak yazar salt bir distopya kurgucusu değil. Duyguları birçok yerde mekanik bir şekilde anlatsa da olayları bilimkurgu veya distopik duygusuzlukta aktarmıyor okuyucuya. Bana göre korkunç bir olay olan kitabın asıl kurgusunu olabildiğince hüzünlü bir şekilde aktarıyor. Okuyucu kitabın içindeki melankolik havayı hissediyor ama yazar duyguları sadece olması gerektiği gibi yazıyor. İstenileni veriyor ama kitabın bilim kurgu havasını bozmadan tamamen mekanik bir şekilde.

Kitabi genel hatlarıyla gerçekten sevdim. Kurgunun en başından beri size bir şey vereceğim, canınızı çok yakacağım ama aslında yanmayacak havasını genel itibariyle yazara has özel bir hava olduğunu varsayıyorum. Özellikle yazar hakkında okuduğum birkaç yazıda Haruki Murakami ile kıyaslandığını, ondan önce Nobel ödülünü almasının epey dikkat çektiği ile ilgili bilgiler mevcut. Ama ben iki yazar arasında devletleri haricinde hiçbir benzerlik göremedim maalesef. Tabi tek eserle bunu anlamak imkansız ama Kazuo İshiguro gerçekten dikkatimi çekti. Onu ilginç kılan birçok nokta var bana göre. Bu kadar basit bir dil kullanarak, kitap bittiğinde okuyucunun beynini hafiften sarhoş etmesi sanırım en dikkat çekici yönlerinden.

Elimde bir kitabı daha var, gelecek aylarda hız kesmeden onu da okumak istiyorum. Ama ilk önceliğim tabi Beni Asla Bırakma'nın filmini izlemek 🌾

0 yorum:

Yorum Gönder

 

Hunharca Okuyan Kız Template by Ipietoon Cute Blog Design and Bukit Gambang