KATİLLER ÇETESİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KATİLLER ÇETESİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2017 Pazartesi

KUĞU VE ÇAKAL - KİTAP YORUMU ( KATİLLER ÇETESİ #3 )


ARKA KAPAK


“Muazzam bir kitap daha”
 -The Book Enthusiast

“Kesinlikle çok çarpıcı. Beklentilerimin çok ötesinde.” 
-Nikki Arivel Larazo

“Başından sonuna kadar harikaydı. Bir sonraki kitabı dört gözle bekliyorum.” 
-Catherine Duffy


Fredrik Gustavsson hiçbir zaman aşka inanmamış ve kimsenin karanlık hayatını kabul edebileceğini düşünmemiştir. Ta ki en az kendisi kadar tekinsiz Seraphina’yla karşılaşana dek... Fredrik ve Seraphina beraber dopdolu iki sene geçirmiş ve aşkın en karanlık halini tatmıştır. 
Fakat bir gün Seraphina Fredrik’i geride bırakıp kayıplara karışır. 

Gelgelelim Fredrik Seraphina’yı bulmaya kararlıdır.  Fredrik’in elindeki tek koz ise Cassia adında, hafıza kaybı yaşayan masum bir kızdan başkası değildir. Fredrik’in Cassia’nın yaşananları hatırlaması için çabalamaktan başka şansı yoktur. Ve bu esnada hiç umulmadık olaylar yaşanır ve Fredrik kendini türlü açmazın içinde bulur. 

Katiller Çetesi’nde macera Sarai ve Izabel’in ardından devam ediyor, gerilim iyiden iyiye tırmanıyor. Kuğu ve Çakal J.A. Redmerski’nin dünya çapında büyük yankı uyandıran serisinin üçüncü kitabı.



  • YORUM


  • 🔥"Benim güzel kuğum...

  • Kurtarıcım ve felaketim." 

    Kuğu ve Çakal , sanırım bu sene okuduğum en karanlık , en delirtici , en şaşırtıcı ve en kalp kırıcı kitaplardan biri olma özelliğine sahip.

    Serinin ilk iki kitabında yaptığım yorumları okuduysanız eğer en büyük şikayetimin yazarın karakterlerinin ruhsuz bir şekilde aktarılışıydı. Hiçliğin Kıyısında gibi saf romantizmi , hissedilebilir karakterleri içinde barındıran bir kitap yazan yazarın bu seride neden bu kadar ruhsuz karakterler yazmasını irdeleyip durmuştum .

    İkinci kitabın yani Sarai'nin hikayesinde bir şekilde bu durumun aslında kitabın genel özelliği olduğunu anlayıp , bir şekilde de bu özelliği sevdiğimi söylemiştim. Çünkü karakterleri saf romantizm havasında okumak aynı tadı vermezdi .

    Kuğu Ve Çakal yani serinin 3. kitabı ayrıca Fredrik 'in hikayesi olması sebebi ile oldukça ilginç özelliklere sahip .

    İlk iki kitap da şikayetçi olduğum ruhsuz , hissiz karakterler burada Fredrik'e zıt olarak tam tersi bir çizgi çiziyor. Yazar , resmen okuyucuyu şaşırtarak canım sadist Fredrik'imizi duygusal , sorunlu , azıcık birazcık romantik bir adama çevirmiş .
    Ve bu dönüşümü kitabın karanlık , sırlarla dolu dünyasına yakıştırdığımı söylemeliyim.
    Her şeyin dozunda oluşu , Fredrik'imizi ruhsal çözümlemelerini , Cassia 'ya olan bağlılığına inat , Serephina 'ya olan karanlık tutkusunu okumak bana zevk verdi.

    Kitabı sırf Fredrik hikayesi olarak alıp okumak bence yanlış. Seri ara kitabı değil direkt serinin bir kitabı olduğu için ilk iki kitapta ki olaylar tam gaz devam ediyor.

    Aynı heyecanla , aynı aksiyonla.

    Kisacası Fredrik'in hikayesinin yanında Victor ve İzabel'in örgütünü ve diğer üyeleri okuyoruz.

    Kuğu Ve Çakal her ne kadar Dark-Romance , aksiyon türüne girse de benim içimdeki duygusal kızın kalbine çelikten yumruğunu geçirdiğini söylemeliyim. Özellikle son 50 sayfa ciddi anlamda kalbimi kırıp beni gözyaşlarına boğdu.

    Zaten kitabı sevmeme , ona farklı bir gözle bakmamı sağlayan özelliklerinden biri de bu.
    Tüylerinizi diken diken eden sırlarıyla , karanlık bir aşkın hikayesini okumak ve bunu aksiyon ve dram ile birleştirmek Kuğu Ve Çakal bence eşsiz kılmış.


  • Beni hayretlere düşüren , kalbimi paramparça eden o son benim için efsaneydi. Ne eksik ne fazla. Tam Gustavsson 'a yakışacak biçimdeydi.
    Severek , ağlayarak , Fredrik'e saygı duyarak okuduğum bu güzelim kitabı sizlere kesinlikle öneriyorum.

    Puanım : 4,5/5 

10 Şubat 2017 Cuma

İZABEL- KİTAP YORUMU ( KATİLLER ÇETESİ #2 )



ARKA KAPAK

Sayfaları çevirmekten kendimi alamadım. Muhteşem!"
-Kelly Mcbride-

"Izabel'i ilk kitap gibi çok sevdim. Biraz kan, biraz gözyaşı ve tabii ki bolca aksiyon."
-Devan Fox-

"Izabel'de karakterler öyle güçlü ve canlı ki onlarla vakit geçirmek insana tarifsiz bir zevk veriyor."
-Jennifer Kyle -


Onu esaretten kurtaran katiller çetesiyle karanlık bir hayat sürmeye kararlı olan Sarai, acımasız bir sadistten intikam almaya karar verir. Ama Sarai'ın pervasız halleri onu asla geri dönemeyeceği bir yola sürekler. Öte yandan Arthur Hamburg'un sağ kolu Willem Stephens da Sarai'ın peşindedir. Fakat Izabel kimliğine bürünen Sarai'ın geçmek zorunda olduğu bambaşka bir sınav vardır ve bu son sınav aynı zamanda genç kızın Victor Faust'a olan güvenini de sorgulamasına neden olacaktır. Sarai'ın devam kitabı olan Izabel okurları yine karanlık, ölümcül ve heyecan dolu bir serüvene çağırıyor

(Tanıtım Bülteninden)





YORUM

  • Birbirimiz için yaratılmış gibiydik, başta birbirlerine uymuyormuş gibi görünen ama sonunda hiç beklenmedik bir şekilde yan yan düşen iki yapboz parçası gibi... 
    .


    Merhabalar ! Katiller Çetesi 'nin 2. kitabı olan İZABEL bitti. Yine keyifle , bir dolu aksiyonla , eh azıcık da romantizmle okuduğum bi devam kitabı oldu benim için .

    İlk kitap olan Sarai'yi okuduğum da , kurguda bir takım eksiklikler , karakterler de tahammül edemediğim bir takım dengesizlikler mevcuttu. Bu yüzden 2. kitabı okumada tereddütlerim vardı açıkçası. 


  • Ancak "İZABEL" beni gerçekten şaşırttı. İlk kitaptan kat kat daha heyecanlı , karakter gelişimi açısından da oldukça iyiydi.


  • Şöyle söyleyeyim; Sarai de beni rahatsız eden şey karakterin dengesizliğiydi. Bir takım olan olaylar doğrultusunda yaptığı saçmaca girişimler beni okurken gerçekten sinirlendirdi ve bunun yani " Sarai'nin dengesizliğinin temeli" ni okuyamamak hem meraktan ölecek duruma gelmeme hem de çıldırmama yol açtı.

    Ama İZABEL de şu söylediğim karşı konulmaz dengesiz duyguların temelinin aslında ne olduğunu daha doğrusu ne "olmadığını" okuyoruz.
    Aslında yazarın tam olarak karakteri bizle buluşturduğu , gerçek yüzünü gösterdiği bir kitap İZABEL.

    Seri başlangıcında oluşan onca olumsuz duyguyu 2. kitap da yok etme , karaktere bakış açısını tamamen değiştirme gibi bir özelliği var.

    Kitabı okurken size tavsiyem ilk kitap da kafanız da oluşan nedenleri silip atmanız. Bana göre onlar bir neden değil.
    Karaktere gercek ruhunu tanıması için yol gösteren bir iz. Küçücük bir ateş.

    İZABEL , ya da Sarai için de aslında başından beri "karanlığı" barındıran bir karakter.
    Yapıyor çünkü istiyor.

    Bunu yapan Sarai'nin içinde barındırdığı azıcık kaçık dengesiz ruhu.

    Yazarın okuyucuya anlatmak istediği en büyük olayda bu.
    Her ana karakter iyi olamaz. Bazıları aslında kötüdür.

    Eh bu olayı anladığımızda ise kitap bana göre tamamen çözüldü. Olacakları , intikam peşine düşmüş dengesiz , ruhsuz karakterleri okumak , ilk kitap da sürekli yakındığım "kitabı hissedememe" durumunu tamamen ortadan kaldırdı. 

  • Bu da kitabın tadını çıkara çıkara, iki dengesiz kötü karakterin ruhsuz aşkını , sadist bir şekilde zevk alarak okumama yol açtı.

    Bu yorumun kitaba dair incelemeden çok kendi içsel çatışmalarımı , konuşmalarımı , çözümlemelerimi anlattığının farkındayım ama ; bir kitabı hissedememek bana göre gerçekten büyük bir kayıp.

    Okuduğum bütün kitaplarını içine girmek, karakterleri anlamak için çırpınıp duran ben için Sarai gerçekten zor bir kitaptı.

    Eh İZABEL den çıkardığım sonuçları bir şekilde mantıklı bulunca da size de aktarmak istedim.

    Velhasıl kelam İZABEL 'i ilk kitaba nazaran Gerçekten sevdim. Özellikle bize klişe bir karakter sunmayan yazarın zihnini. Sürekli , kitap boyunca şikayet ettiğim konuları tek cümleyle açıklamasını.
    Yoğun aksiyon, derin karakterler ve bunun yanı sıra azıcık da romantizm seven okurlar için bu seri tavsiyemdir.

SARAİ - KİTAP YORUMU ( KATİLLER ÇETESİ #1)


ARKA KAPAK

"Beş yıldız!" 
-The Book Enthusiast -

"Bu seri inanılmaz."
-Smi Book Club-


The New York Times, USA Today ve The Wall Street Journal'ın çok satan yazarı J.A. Redmerski'den tutkunun ve hayatta kalma mücadelesinin romanı… 

Sarai henüz on dört yaşındayken annesi tarafından Meksika'daki bir uyuşturucu baronunun yanında yaşamaya zorlanmıştır. Fakat Sarai, normal bir hayatın ne demek olduğunu unutmasına rağmen, zorla alıkonulduğu evden kaçma umudunu da hiç yitirmemiştir. Soğukkanlı bir katil olan Victor da tıpkı Sarai gibi çocukluğundan beri hep ölüme ve şiddete tanık olmuştur. Victor öldüreceği yeni hedefiyle ilgili bilgi almak için Sarai'ın bulunduğu yere geldiğinde genç kız ,buradan kaçabilmek için elindeki tek fırsatın bu adam olduğunu anlar. Ne var ki, işler Sarai'ın planladığı gibi gitmez ve tehlikeli bir adamın elinden kaçarken, kendini Tucson'a giden bir kamyonun arkasında değil, bambaşka tehlikelerin içinde bulur. 

Firar sırasında Victor içgüdülerinin etkisindeki kişiliğinden sıyrılır, vicdanının sesini dinler ve Sarai'a yardım etmeye karar verir. Çift birbirine gittikçe yakınlaşırken, Victor kızı korumak için her şeyini, hatta herkes gibi Sarai'ın ölmesini isteyen erkek kardeşi Niklas'la aralarındaki ilişkiyi bile tehlikeye atar. Victor ve Sarai birbirlerine olan güvenlerini arttırırken, aralarındaki uyuşmazlıklar da zamanla azalmaya başlar. Peki Victor'un kaba kuvvete dayanan yetenekleri ve tecrübesi Sarai'ın hayatta kalmasına yetecek midir? Bu kitap Sarai ve Victor'un hikâyesidir.
(Tanitim Bülteninden)



YORUM






Bu olduğum her şeye karşı geliyor, Sarai," dedi ve beni öptü. 
"Hayır değil," diye fısıldadım ve onu öptüm.
 "Gerçekten olduğun kişiye biraz daha yaklaşıyorsun."


Kitabimiz henüz 14 yaşındayken annesi tarafından uyuşturucu baronuna satılmış Sarai 'nin , kiralık katil olan Victor 'un arabasına gizlice binmesiyle başlıyor.Ve bu süreçte gelişen olaylar anlatılıyor.


Kitap ilk başlarda epey olaylı başlasada ortalara doğru hızlı tempoyu kaybedip , normal romance türü kurguya doğru kayıyor.Baslarda ki çatışmalar, kaçma girişimleri , Victor'un karizmatik öldürme şekilleri  ( nasıl oluyor diye sormayın , adamın öldürmesi bile karizmatik  ) ortalara doğru yerini romantik sahnelere bırakınca kitaptan azıcık soğumuş olabilirim.


Kahramanimız Victor , aşırı ruhsuz , soğukkanlı bir katil ... Bize anlatılan bu..Ancak nedense Sarai 'nin yaninda süt dökmüş kedi gibi durması , Sarai 'nin mi yoksa Victor 'un mu soğukkanlı bir katil olduğunu bir yerden sonra bana sorgulatmaya başladı. 



Tamam, nedenleri var , kızın gelgitli ruh halleri , psikolojik sorunları hep onun yanında peydah oluyor. Bunu bir şekilde kontrol etmesi gerek. Ama kızın yanında profesyonel katil imajından bir anda sıyrılınca noluyor be dedirtti.


 Kitaba bir bütün olarak bakarsak aksiyon ve romantizm seviyesi en iyi şekilde harmanlanmış, heyecanla okutturuyor kendini. Yazarın uslubunu , kelimelerle oynayışını , konuyu bizim şaşıracağımız bir şekilde sonladırışını seviyorum.Ancak başta da dediğim gibi, anı davranış değişikliği yadirgamama neden oldu .



Bu olayı da serinin ilk kitabı olmasına yoruyorum. Ayrıca Victor 'un korumaciligi tabi ki beni benden aldı 


Çok gizemli, sevilesi bir aksiyon - romantik serisi geliyor benden demesi. 

Ay bana aksiyon dolu bir kitap öner , icinde romantizm de olsun derseniz , size onerebilecegim kitaplardan Sarai - Katiller Çetesi.

Umarım 2 . Kitap bir an önce gelir , sonu fena yerde bitti çünkü.




 

Hunharca Okuyan Kız Template by Ipietoon Cute Blog Design and Bukit Gambang